Kategoriler

evlilik ve bilgisayar

Benimle ilgilenmiyor. Yemek yiyoruz, bilgisayara bakıyor. Televizyon seyrediyoruz bilgisayara bakıyor. Artık beni sevmiyor. Birinci aşkı bilgisayarı oldu. İkinci plana atıldım.Keşke evlenmeseydim. Bu kadar.

Dudağını büküp bana baktı. Bir de yaaaa diyor.

Evlilik böyle işte sayın okuyucularım. Zor şartlar altında blog yazabiliyorsunuz.

Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Maydanoz tarlası

Uzun zamandır yazmadım Kavanoz.net’e, bu gün bir de baktım site işlenmemiş tarlaya benziyor. Nasıl tarlalar işlenmediğinde ot biterse bizim sitede maydonoz bitmiş. 16.000 tane yorum var. Hepsini silmeye kalksam bu yazıyı yazmaya fırsat bulamayacaktım. Birazdan maydonozları toplayıp, demet demet pazara götüreceğim.

Kavanoz.net ten maydonoz ağa’sı doğuyor.

Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Arkadaşlarla Buluşma

Uzun zamandır bir araya gelememiştik. İş güç derken, arkadaşlardan birini Amerika’ya gitmesini ve ramazan’ı bahane edip Cevahir’de buluştuk. Arabayı sel felaketi riskine bağlı olarak en üst otoparka bıraktık. İftar soframızı dört masayı bir araya getirip kendi başımıza oluşturduk.  Muhabbeti arttırmak için bayanları bir tarafa erkekleri bir tarafa topladık. Bekar sayısını epey azaltmışız, bekarlarımızdan sadece birisi tek başına geldi. O da işi ile evli, ama eminim gün gelecek evli eşlerden biri bir aday ile karşılaştıracak kendisini.

Çocuk muhabbeti, araba muhabbeti, hamilelik muhabbeti, iş muhabbeti, yemek derken geyik çok fazla dönmedi ne hikmetse. Yanlız dikkat çeken noktalar içerisinde en önemlisi oturma düzeniydi. En eski evli çiftler birbirine en uzak  oturanlardı masada, en yeni evlenenler ve evlenmeye adaylar ise yan yana oturanlar içindeydi. Benim durumum ne miydi? Tabii ki karımın yanında oturdum. Tamam maşasını evde unutmuştu bu bir nedeniydi, ama ikinci nedeni ise fondiyi paylaşmamızdı. Kahve dünyasının fondileri halen  favorim, yemek sonrasında iyi gidiyor.

Bu arada kavanoz.net okuru olduğunu bildiğim arkadaşlar artık e-postaların gelmediğinden şikayetçi, yeni sistemde siz abone olacaksınız dedim kandıramadım, sonuçta ben e-postalarını ekledim bakalım kaçı kabul edecek daveti.

Arada tekrar yazmak dileğiyle; esenlikle kalın.

Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Arılar yok olursa?

Arıların yok olması ile birlikte insanlığında yok olacağına dair haber dün Milliyet gazetesinde yayınlandı. Balkonda yediğimiz yemeklere ortak olan arıların yok olması durumunda İnsanlığın neden yok olacağı ayrı bir konu. Ancak arılarla ilgili tespitlerim şu şekilde:

  • Kahvaltıda özellikle tatlılara gelen arılar aynı zamanda yumurtayıda çok severler.
  • Rafadan bir yumurtanın, yumurtalıkta yenmesi durumunda dibinde akına ait sıvısı bulunur da, arı bu sıvının içine düşerse kanatları yapış yapış olduğundan bir daha yukarı çıkamamaktadır.
  • Arılar artık insanların üstüne konmaktadırlar.
  • Polenezköy civarına gittiğimde öğrendiğim kadarıyla kraliçe arılarda bu senenin moda rengi yeşilmiş. ( Kraliçe arılar her sene diğer arılardan ayırt edilmek için işaretleniyormuş. Bu sene renk yeşilmiş.) Bu arada kraliçe arı diğer arılara göre daha büyükmüş.
  • Arıların nedense kahve yakıldığında ilgili ortama gelmedikleri şeklinde bir inanış söz konusudur.
  • Arıları tehtid eden yavru çürüklüğü adı altında çok tehlikeli bulaşıcı bir hastalık vardır. Bu hastalığa yakalanan arıyı farkettiğiniz anda ihbar etmeniz gerekir.
  • Arılarda koloni açlık çekmesi durumunda, erkekler dışarıya yavruları atarlar.
  • Arının dili vardır.
  • Cep telefonların elektronmanyatik dalgalarla arıların daha sonra kovanlarına dönmelerini engelledikleri belirtilmiştir.
  • Arılar dans edebilir. Bu dans yiyeceğin yerini anlatır. İnanmıyorsanız bakınız. Bu arada neden konuşmuyorlar diye merak ediyorsanız arılar sağırdırlar.
Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Bağırsak Problemleri

İnsan tuvalette sadece kendini bilince, herkesin kendisi gibi tuvalet sıklığı yaşadığını sanıyor. Evlenince eşinizle sohbet edeceğiniz yeni konular ortaya çıkıyor.

Örneğin: Tuvalete çıkma sıklığı;

Günde en az bir defa tuvalete çıkma kabiliyetimden dolayı şükretmem gerektiğini evlendikten sonra öğrendim. Eşim tuvelete çıkma konusunda sıkıntılar yaşıyor. Bu konu şişkinlik yaptığından dolayı da problem olarak görülebiliyor. Her şişkinlik sonrasında ben baba olacağım baba olacağım diye sevinsem de, şişkinliğin inmesiyle beraber hevesim kursağımda kalıyor.

Evlilik dönemi içerisinde çeşitli karşılaştırmalar ve tespitler yapma imkanı buldum. Hemen bunları sizinle paylaşayım

  • Ben parfümlü olarak tuvaletimi yapıyorum, ancak eşim doğal parmümü sevmediği için tuvalete özel bir parfüm daha aldık. Exosual sprey. Ferah koku. Bu arada evde iki tuvalet olması sorunu başlamadan bitmesine yarıyor. Yine de fena kokuşmuşsun yorumunu arada sırada almıyor değilim.
  • Ben her sabah düzenli olarak tuvalete girip, bir gün önce fazladan yediklerimi işleme soktuktan sonra çıkartabilirken, eşim bunu rastgele günlerde yapabiliyor.
  • Ben dışkılama işlemine başlamadan önce sıkışan gazı bir do melodisinden geliştirdiğim zoort melodisi haline getirerek sürecin başladığını belirtebiliyorum. Henüz bu konuda üst komşunun yorumunu almadım. Bu arada bu melodiyi kendi evimde rahat yaparken, misafirlikte engelleme yöntemleri üzerinde çalışmalarım devam ediyor. Misafirlikte ise tısss, pırt pırt şeklinde tempo tutabiliyorum.
  • Kayısı çıkış hızını arttırmıyor.
  • Mısır üzerine su içilmesininde sorun varsa çözüm olmadığı yönünde deneyimlerimiz oluyor.

İşte böyle, tuvalete girmişken kavanoz’a uzun zamandır yazmadığım aklıma geldi. Hemen kafam çalıştı ve bu yazı ortaya çıkıverdi. Boktan bir muhabetle başlamış olsakta, şükretmek gerek dostlar. Ya bu yazı çıkamasaydı ….

Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Evden çıkmadan hemen önce

Pazar sabahı erkenden çıkıp havanın güzel olması ile birlikte çevre keşfi yapmak istiyordum. 11:00 den beri eşime haydi diyorum. Sonunda hazırlandı. Saat şimdi 14:00. Bir 5 dakikalık işim kaldı ama bu sefer eşim bana haydi demeye başladı.

Ben de ona “Canım senin beni beklettiğin kadar ben de seni bekleteceğim dedim.”

Cevabı : “Çüş, oha oldu”

Ne yani ben 3 saattir bekliyorum gıkıp çıkmadı. Şimdi 5 dakika istedim aldığım cevaba bakın. 

Neyse bu yazıyı yazarken eşim sesleniyor. “Hadi hayatım, son 5 dakikan”

Nerede eşitlik kadınlar  3 saatte hazırlanıyor, erkekler 10 dakikada :)

Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)

Galatasaray - Hamburg

Galatasaray maçını izlemekten eve yeni geldim. İzlenimlerim şöyle:

  • Lincoln akıllı futbolcu, bu sefer kendisini oyundan çıkaran antranörüne her şey yolunda işareti yaptı.
  • Hasan Şaş, Bülent ile beraber oynadığından dolayı mı oyuna alınıyor?
  • Hasan Şaş oyuna girdikten sonra neden D-Smart kilo problemi ile ilgili reklam verdi?
  • Hasan Şaş’ı neden tribünler ıslıkladı?
  • De Sançis kaç defa topa uçtu? Red-bull reklam kanatlandırır reklamı De Sançis golde uçmadığı için mi yayınlanmadı?
  • Bülent ligin başından beri takımın başında olsaydı, bu maçtan sonra halen takımın başında olabilir miydi?

İnsanların eline fırsatlar az sayıda geliyor, Bülent Korkmaz’da 2-0 ken bu fırsatlardan birine sahipti, ama şimdi herşey farklı.

Geçmiş olsun büyük kaptan, bundan sonra kolay gele …

Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 6.0/10 (1 vote cast)

Sertifikalar

Bir web sitesinde özgeçmişe yazılmak üzere sertifika almanın fayda sağlayıp sağlamayacağı konusunda bir tartışma çıkmış.

Şimdi ben kavanoz olarak işe girerken ne sertifikası almalıyım. İyi blog yazarı olarak  wordpress sertifikası alıp almamanın kavanoz‘un kariyerine fayda sağlayıp sağlamayacağını bir düşünelim.

Cevap veren kişilerden birincisinin yanıtı şöyle: “Wordpress ile blog yazan kişi wordpress’i zaten biliyordur. Almasına gerek yok”. Diğer ise “peki iki Wordpress Blog yazarı işe başvursa, birinin sertifikası olsa diğerinin olmasa hangisini alırsın?” diye soruyor. Diğer bir kişi ise “İnsan Kaynakları personelinin bir işten anlamadığını seçim yaparken sertifikalara ve kelimelere dikkat ediyor” diyor.

Tartışmanın sonucunda  işini bilmeyen insan kaynakları elemanları tarafından filtrelenmemek için sertifikasyonu almak öneriyor. 

Bu durumda benim merak ettiğim konu şu, sertifikasyonu para ile satan firmalar İnsan Kaynakları yöneticilerine komisyon veriyorlar mı?

Mesala bir insan kaynakları web sitesinde ilana Blog yazarı arandığın WordPress sertifikasyonu olan kişiler başvurabilir denirse, ben şimdi işe başvuramayacak mıyım?

Neyse iş verenken bu sertifikasyonların değerini tuvalet kağıdı parası ile eşit görürken, ne yazıkki iş arayan pozisyonda sertifikasyonu mülakata giriş bileti olarak görür olduk. Sitenin hitleri iyi gitmez, okuyanlar kavanoz.net yeniden açıldı. Hergün taze taze yazılar çıkıyor diye yanındakine söylemezse, biz de sertifikayı alıp kavanoz’un içerisine atmak zorunda kalacağız. 

Dersaneye gitmeden üniversiteye girenler olduğu gibi, sertifika olmadan da işe girenler var. Ama insan oğlunun doğası gereği tuvalete gitmeden en fazla bir kaç gün durabiliyoruz, siz yine de tuvalet kağıtlarınızı yanınıza alın. Ama kullanmayın sonra insan kaynakları isteyebilir. Bir de ben bir tanesi ile denedim, kalın kartonlara basıyorlar bu sertifikaları. Acıtıyor.

Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 7.0/10 (1 vote cast)

İş Görüşmesinden

Bir iş görüşmesinden:

- Evli misiniz?
- Evet evliyim.
- Çocuk var mı?
- Hayır yok.
- Eşiniz çalışıyor mu?
- Evet çalışıyor.
- Oturduğunuz ev kendiniz mi?
- Bu soruya cevap vermek istemiyorum. İşe alımda önemi var mı?
(Adam imkanlarımızı öğrenip buna göre maaş verecek diye düşünüyorum)
Diğer kişi düzeltmeye çalışır.
- Karşı yakada oturuyorsunuz. Taşınma imkanınız var mı?
- Hayır yok.

Soruları doğru sormak gerekli, sonra lafın nereye gideceğini bilmek mümkün olmuyor.
Sonuç: OLUMSUZ.

Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 7.0/10 (1 vote cast)

Ezdirmem

Bir tanıdığım bugünlerde evlilik hazırlıkları yapıyor. Genel müdürü ile gerçekleştirdiği bir ayak üstü konuşma sırasında genel müdür sorar:
- Nerede çalışıyor müstakbel eşin?
- Bir bankada çalışıyor.

Genel müdür merakını gidermeye devam eder.

- Ne kadar ücret alıyor peki?

Arkadaş önce garipser soruyu, sonra cevap vermeye karar verir.

- Benim maaşımdan yaklaşık %50 fazla alıyor.

Genel müdür bunun üzerine pişkinlikle şöyle der:
- Sen dertme, evlenince seni ezdirmez, maaşında bir ayarlama yaparız.

Arkadaş daha pişkin cevabı yapıştırır.
- Ezildik ezileceğimiz kadar, yapacağınız bir şey var ise hemen yapın.

Genel müdür sus pus, lafını yutar. Ayak üstü konuşma böylece biter.

Bookmark and Share
VN:F [1.1.7_509]
Rating: 7.0/10 (1 vote cast)