Kavanoz #1
Can sıkıntısı ile günlük e-posta gazetesi çıkarmaya karar verdim.
İnsanın canı sıkılmaya başlayınca ne yapacağını şaşırır derler. İşte can sıkıntısı ile boğuşurkenkavanoz isimli bir köşe açmaya karar verdim kendime.
Uzun zamandır düşünüp yapamadığım, üşendiğim bir olay bu. Aslında sorun kolay olmamasından kaynaklanıyor. Başlayınca her gün yazabileceğime inanmak zor geliyor. Belki onun için başlamamaya çaba harcıyorum.
Başlamamak ve denememek ise insanın içini kemiriyor. Neden yapmadım sorusunu peşinden getiriyor. Başlamak ise başka bir dert. Devam edebileceğim mi korkusunu peşinden getiriyor. Başlayıp ne kadar devam edeceksin ki sorusunun cevabını ise hep beraber göreceğiz.
En sonunda denemeye karar verdim.
Başlıyoruz, kavanozumuzun kapağı bir süreliğine açık kalacak, içine düşmekte, dışarı çıkmakta kolay. Çünkü şimdilik kavanozumuz yan yatıyor, çamura batıyor.
Kavanozda gazetelerde serbest yazan köşe yazarları neyle ilgili yazıyorlarsa bende ondan bahsedeceğim. Yani hayattan, politikadan, benden, kadınlardan ve erkeklerden, biraz hayvanlardan biraz bitkilerden biraz da bilgisayardan, internetten. Biraz da sizlerden.
Belli günler tek bir konu olacak belli günler hiçbir konu, belli günler ise birçok konu.
En önemlisi her seferinde yorum yapmak için bana e-posta gönderebileceğiniz bir e-posta adresi olacak. Yani okurlarımla iç içe olacağım. Sizden gelen yazılara, düşüncelere yer vereceğim.
Sonra öyle para filanda talep etmeyeceğim kavanoz için. Zaten para her şey demek değil bu dünyada, çünkü artık kavanoz var.
Köşenin tanıtımı için ne yapacağım yada üyelik nasıl olacak bunu şimdilik düşünmüş değilim. Aslında bazı düşüncelerim yokta değil hani. Mesela kavanozumuz için Paşabahçe yada Şişe Camdan reklam almayı düşünüyorum. Hem bu reklam veren şirket için de yararlı olacak. Bana reklam veren şirketi hemen IMKBye bildireceğim. Borsada hisseleri tavan yapacak.
Aslında tanıtım amacıyla öncelikle Erol Büyükburçu düşünmüştüm, ama Şu,bu,o kaptı onu. 1 milyonkavanoz parasını kabul etmedi sonuçta.
En sonunda tanıtım için siz değerli okuyucularıma güveneceğim, önce beğeneceksiniz, sonra arkadaşlarınıza yollayacaksınız. Sonra gün gelecek üyelik sistemini çalıştıracağız.
Kavanoz istiyorum diyecek herkes. İçinde biraz aşk, biraz meşk, biraz politika,biraz futbol olsun diyecekler. Ama sonunda turşu çıkacak.
Hem kavanozu farklı amaçlarla da kullanabileceksiniz. Rakip şirketteki arkadaşınıza yollayacaksınız. Merak edip ne bu diye sonuna kadar okuyacak. Sonra beğenecek her gün okuyacak. Sonra sizin şirket rakip şirketi geçecek, sizede prim verecekler.
İşte böyle hayaller ile yazmaya başladım kavanozu, çalan müziğe göre her tarzdan konuşup o gece izlediğim filimde olanlardan bahsedeceğim size. Anneannenin torununa söylenişinden, kız arkadaşın erkek arkadaştan taleplerinden, bilgisayarın bu mühendis beni bu kadar kötü amaçlarla neden kullanıyor demesinden bahsedeceğim.
Böylecene tanıştık okuyucularım, kavanozdan bir daha haber almak istemiyorsanız lütfen ~~@~~.com [1] adresine mesaj atınız.
Biraz ünlü olayım kendi sitemi alacağım. O zaman Lailada barın önündeki fıstık dans ederken, erkekler kavanoz okuyacak . Tarkan sahnede iken de kızlar kavanoz okuyacak.
[1] İlk olarak e-posta ile başlamıştım bu kavanoz olayına. E-posta adresi oradan kalma.
İlgili diğer yazılar:
- Rüya, Kavanoz’u kim nasıl buluyor Dün gördüğüm rüyayı unuttum. Kavanoz’u kim nasıl arıyor. İsmini...
- Kavanoz #18 Sendikalar, Süreyya II Sendikalar Bildiğiniz gibi bu günlerde memurlar...
- Depresyonum geçti, mutluyum. Kızlar ağaç edince bu yazı ortaya çıktı … Yine...
- Kavanoz #2 Kavanozun yayın hayatına başlaması ile birlikte Internet dünyası şaşkına döndü....
- İyi ki doğdun kavanoz Açılış, kokteyldeki kanepeler, iyi ki doğdun kavanoz Dün işten...
