Kavanoz #12
| Medya sektöründe işe alım |
Günaydın kavanozcular;
İş arama sürecimde başımdan geçen ilginç olaylardan birini sizinle paylaşmak istiyorum. Sektörler, isimler ve zamanlar kavanozca değiştirilecek. Sonuçta amacım birilerini karalamak değil ancak olayın trajik komikliğinden bahsetmek.
Medya sektöründe köşe yazarı olarak iş aradığımı sonuçta cümle alem biliyor. Internet iş arama mecralarından birisi. Bu konuda ki en eski sitelerden birini kullanarak iş arama sürecimi devam ettiriyorum. Mart ayındayız. İlanlardan birini baktım, tam benim niteliklerime uyuyor. Gereksinimler içerisinde en az iki köpeği olacak, kavanozunda bunlardan bahsedecek gibi nitelikle var. Tam benlik yani.
Neyse bizim Internet sitesini kullanarak işe başvurdum. Bir gün geçti, iki gün geçti. Cevap yok. Bende gittim medya kuruluşunun web sitesine. Verilen öz geçmiş gönderme adresine e-posta attım. Bir hafta geçti, halen yanıt yok. Benden iyisini bulmalarına imkan yok. Peki beni neden aramıyorlar diye kafam attı. Bir cuma günü direk şirkete telefon açtım. Patron orada mı dedim, beni iş görüşmesine çağırması gerekiyor demeden, Sekreter: ‘Patron yok. Şehir dışında. İhale kovalıyor’ dedi. Neyse patron pazartesi gelecekmiş. Hafta sonu bir çırpıda geçti. Pazartesi telefon açtım. Patrona bir sürü konuşmadan sonra ulaşmayı başardım. Patron : ‘ Kavanozcuğum senin gibi adamla tabii ilgileniriz, ama şu internetten binlerce başvuru geliyor. Aralarından ayıklayamıyoruz.’ dedi. ‘Sen en iyisi benim e-posta adresime at’ diye ekledi. Zaten atmıştım filan demeye çalıştım. Ama zorlamanın anlamı yok. Neyse attık öz geçmişi e-posa ile. Ertesi gün telefon çaldı. Kavanoz gel bir tanışalım diye. Gittim oturduk bir masaya karşılıklı. Patron, ortağı ve ben. Anlattıkları iş tam benlik. 2 saat mankenlerden, 3. sayfa yazılarından, ihalelerden, hükümetten, para kaynaklarından filan bahsettik. Sonuçta şunu öğrendim. Ortaklardan biri yurt dışında iş açacakmış, Türkiye ayağını benim yürütmemi istiyor. Eyvallah dedim. Yatları, katları, haftada bir evime gelecek masörü konuşalım dedim. Birden film şeridi koptu. Benim gibi adama sadece akbil, tost ekmek, birazda harçlık vereceklermiş. İçerdekilerde aynı şekilde çalışıyorlarmış. Eee dedim hani sizin üç büyük şehirde matbaalarınız, ofisleriniz vardı. Onlar irtibat ofisiymiş. Amerika’da, Hindistan’da, Dubai’de işi nasıl açacaksınız diye düşündüm içimden. Ama heveslerini kırmadım. Dostça ayrıldık.
Aradan 4 ay geçti. Dün sekreter tekrar telefon açtı. ‘Efendim girdiniz mi bir medya kuruluşuna’ diye sordu. ‘Yok’ dedim. ‘Girmedim nerden arıyordunuz’. ‘XYZ medya.Yarın 10:15 de gelin görüşelim’. ‘Ha peki e-posta adresime adresi yollayın bir görüşelim’. Telefonu kapadım sonra jeton düştü. Ben bu XYZ ile daha önce görüşmüştüm diye. Arayan numaraya geri arama yaptım. Sekreter ile konuştuk. Siz benimle daha önce görüşmüştünüz biliyorsunuz değil mi?
‘Ha öylemi, çok kişi ile görüşüyoruz’, dedi. ‘Daha tost ile akbile ikna olacak adam bulamadık.’, demedi. Neyse sevgili sekreterimiz bekletmeye alayım derken, beni mesaj kutularının birinin dibine gömdü. Kapadım. Patronun telefonuna sarıldım. Patron açmadı. Tekrar sekreter açtı telefonu. Efendim patron şu anda görüşmede. Hımm, öyle mi herhalde dört aydır görüşme yapıyor daha bulamamış köşe yazarını, yada akbili alan kar kardır deyip işten istifa ediyordur diye içimden geçirdim. ‘Eğer aynı görüşmeyi yapacaksak iptal edelim görüşmeyi. Hem patronun zamanı gitmesin, hem benim’ dedim. Sekreter ‘İptal edelim o zaman’ dedi. Yaa işte böyle siz bir işyerine başvurun, gidin iki sat görüşün, tost ve akbil versinler, sonrada utanmadan dört ay sonra tekrar çağırsınlar.
| YORUMLAR |
Melike : Hayvanlara hiç bu gözle bakmamıştım, hani çalışan insanlardan gerekli performansı alamayan bir ülke hayvanları nasıl kullanır bilmiyorum. Ama illa bir yorum gerekirse kediler şirin yaratıklar wesselam :P Bir ara şehirleşeceğiz derken hayvancılığı da çiftçiliği de yok ettik sanırım. Kavanoz olarak biz sadece girişimcilere yeni yollar gösterdik. Biliyorsunuz hindilerde devamlı devamlı, ama uygulama olmazsa bu iş zor. Adil: peki yorumlara yorum yazabiliyor mu Bu konuda ki tezin pek doğru olmasa gerek nice ince belli güzel gözlü dilberler, elleri ile harikalar yaratabiliyor. Sana denk gelmemiş. Ama erkeklerde yemek yapabilme, göbek ile orantılı olabilir, araştırmacı kavanozculara bırakıyorum bu olayı. Murat’in işsizlik ile ilgili yorumlarından. Bölüm 1: Danımarkada bir donem okuyan kardesim orada sunu gozlemlemis ciftci olmak icin diploma sartı isteniyor yoksa toprak sahibi olamiyorsun veya ekip bicemiyorsun. Orada kaldıgı ailede amcaları sırf ciftlik evi alabilmek icin 50 yasından sonra ciftcilik sertifika programını bitirmis, sertifika programı dediysek bir iki gunluk tel masa bir sey degil iki yillik bir program. Evet Danimarka yapmışsa bizde yaparız. :))
|
SAYI 12 : Reklamlarda kimse sponsorluk için başvurmadı, onun için bugün reklam köşesi yok.
İlgili diğer yazılar:
- Test 1-2-3 İki gündür kavanoz.neti hackledik. Bu kavanoz denilen adamın ortada...
- Kavanoz #45 İlk Okur yazısı;Ipaq kullanımına başladım; Otobüste Torik; Bir kereden...
- Kavanoz #41 Benim gazetem, benim işim, benim memurum, benim pilicim. Benim gazetem Gel...
- İş Görüşmesinden Bir iş görüşmesinden: - Evli misiniz? - Evet evliyim. -...

